Makaleler

Uzay Yarışı: ABD ve SSCB’nin Katkıları

Uzay Yarışı İlk Yılları

Uzay Yarışı Tarihçesi:

Uzay yarışı 1950’lerden itibaren başlayıp soğuk savaş periyodunun en önemli olayları arasında yer almış ve 21. yüzyılda da etkinliğini devam ettirmiştir. ABD ile SSCB arasındaki en önemli rekabet alanından birisi ulan uzay yarışı belki de soğuk savaş döneminin en faydalı meselesidir. Bir yandan devasa askeri harcamalar ve nükleer silahları yapılırken diğer yanda da insan uzay çıkmış ve bilimsel gelişmelere imza atmıştır. Bu iki süper güç arasında böyle bir rekabet olmasaydı uzay çalışmaları bugün bu noktada kesinlikle olmayacaktı.

Uzay Yarışı Başlangıcı:

Sovyetler Birliği 1957 yılında Sputnik 1 isimli uydusunu fırlatır ve tıpkı Truman yardımlarının soğuk savaşı başlattığı gibi bu olay da uzay yarışı başlamış olur . Yukarıda da dediğim gibi soğuk savaşın bana kalırsa en olumlu ve faydalı olayı budur. Ardından Sovyetler Birliği uzaya ilk canlıyı gönderir. Laika isimli köpek uzaya gider. Bu çalışma ile uzayda insanın gerekli koşullar sağlandıktan sonra hayatta kalabileceğini saptayan Sovyet bilim adamları 1961 yılında Yuri Gagarin Vostok 1 programı ile uzaya çıkan ilk insan olarak tarihe geçmiştir.

Yuri Alekseyeviç Gagarin Sovyetler Birliği pilotu ve kozmonutudur. Yuri Gagarin 12 Nisan 1961’de Vostok uzay aracıyla uzaya çıkarak Dünya yörüngesinde turunu tamamladı. Böylece uzaya çıkan ilk insan olmayı başarmış oldu ve bu başarısıyla birlikte uzay çağını başlattı.

Uzay Yarışı Ekseninde ABD ve SSCB

Sovyetler Birliği bütün bu adımları atarken Amerika Birleşik Devletleri’nin atmış olduğu bütün adımlar başarısızlıkla sonuçlanıyordu. Sovyetler Birliği denediklerine başarılı olmuş ve bu yarışta ABD’nin önüne geçmişti. Bu psikolojik zafer ile hem askerler hem bürokratlar hem de halk büyük bir gurur ve sevinç yaşamışlardır. ABD’de ise bunun tam tersiydi. Stres, üzüntü ve öfke günden güne artıyordu ve nasıl olmalı ki Sovyetler Birliği’nin başarıları gölgelenmeliydi bu düşünülüyordu. ABD ise Kennedy ile birlikte Apollo Programını başlattı ve programın amacı Ay’a ilk insani götürmek ve canlı bir şekilde getirmekti. Hatta Kennedy ortak bir proje yürütülmesi için Kruşçev’e bir teklif götürdü ve bu teklif Kruşçev tarafından reddedildi. Ve Apollo Projesi 1969 yılının temmuz ayında başarılı bir şekilde sonuca ulaştırılmış oldu. Ve Ay’a adım atan ilk insan Amerikalı Neil Armstrong oldu.

Neil Louis Armstrong Amerikalı astronot, Ay’a ilk ayak basan insan.

Sovyetler Birliği ABD’den ancak 3 yıl sonra insanlı Ay yolculuğu programı konusunda kesin bir karar alabildi. Bu yolculukların maliyetleri ve soğuk savaş koşulları düşünüldüğünde böyle bir kararın geç alınabilmesi makul karşılanabilir fakat ABD erken başlattığı programı 10 yıl dolmadan sonuca erdirebilmişti. Sovyetler Birliği’nin diğer bir dezavantajı da ABD’deki gibi merkezi uzay çalışmaları merkezine sahip olmamalarıydı. Uzay çalışmaları yapan farklı bürolar vardı ve bu bürolar birbirleri ile rekabet içindeydi. NASA, ABD’nin böyle bir görevi başarılı bir şekilde gerçekleştirmesindeki merkezi yapısı ve bütçe özgürlüğü ile en önemli faktördü. Sovyetler Birliği’nde ise Sergey Korolyov’un ölümü uzay çalışmalarında kısa bir duraklama evresine sebep olmuştur ki kendisi Sovyet uzay araçlarının tasarımcısı idi.

Karşılaştırma:

Bu tabloda göründüğü gibi SSCB ABD’den çok daha hızlı ve erken başarılara imza atmıştır ve uzay yarışının ilk yıllarında ABD’yi bir hayli geride bırakmıştır. Bunun yanında SSCB 1975 yılına daha çok ilk gerçekleştirmiştir. ABD ise buna karşılık daha zor görevleri kendine misyon edinmiştir ve Ay’a ilk insanı göndermek gibi bir başarı ile SSCB’nin uzay çalışmalarını uluslararası arenada gölgelemeyi başarmıştır. SSCB’nin soğuk savaşın son zamanlarına doğru uzay çalışmalarına ayırdığı bütçe zorunlu olarak azalmıştır. Zaten SSCB’nin çöküşe geçişindeki en büyük iki etkenden birincisi nükleer silahlanma yarışında harcadığı para ve ikincisi uzay çalışmalarında kısa sürede tükettiği bütçedir.

Dünya ekonomisine ABD kadar hiçbir ülke entegre olamadığı gibi SSCB’de her ne kadar süper güç olsa da sosyalist bir ekonomi ile kısa vadede böylesine bütçeleri planlamak zordu. Bu ancak serbest piyasa sisteminde yapılabilirdi. Birilerinin yaşam koşullarının daha düşük olması ve birilerinin cebindeki paranın dönüp dolaşıp başka birilerinin cebine girdiği bir sistem ancak böylesine bir yarışın kazanılmasına müsaade edebilirdi. Öyle de oldu.

Bugün

Ajanslar:

Çin Ulusal Uzay Yönetimi, Amerika Birleşik Devletleri Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi (NASA) ve Rusya Federal Uzay Ajansı dünyanın en yüksek kapasiteli uzay ajanslarıdır ve insanlı uzay uçuşları kapasitesine sahiptirler.

Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi Amerika Birleşik Devletleri’nin uzay programı çalışmalarından sorumlu olan kurum. 29 Temmuz 1958 tarihinde ABD Başkanı Dwight Eisenhower tarafından kurulmuştur.

Avrupa Uzay Ajansı, Brezilya Uzay Ajansı, Hindistan Uzay Araştırma Kurumu, İsrail Uzay Araştırma Ajansı, Japonya Uzay Araştırma Ajansı, Güney Kore Uzay Araştırma Kurumu, Kuzey Kore Uzay Ajansı ve Ukrayna Ulusal Uzay Ajans’larında ise insanlı uzay uçuşu kapasiteleri yoktur. Diğer alanlarda yüksek kapasitelere sahiptirler. 17 ülkenin uluslararası bir organizasyon ile kurdukları Avrupa Uzay Ajansı’nın üye ülkeler aynı zamanda kendi ulusal uzay araştırmaları kurumlarına da sahiptirler.

Avrupa Uzay Ajansı (European Space Agency, ESA) 1975 yılında, uzayın keşfini amaçlayan, hükümetlerarası bir organizasyon olarak kurulmuştur. Şu an 22 üyesi olan örgütün merkezi Fransa’nın başkenti Paris’tedir.

Bunun yanında İngiltere, Kanada, Almanya, İspanya, İtalya, Malezya, Fransa, Endonezya, Arjantin, Tayvan, Pakistan ve Türkiye ise sadece yapay uydu üretme kapasitesine sahiptir. Yani bu ülkelerin uzay ajanslarında uydu fırlatma kapasiteleri yoktur.

Önemli gelişmelerden biri de 1975 yılından beri uzay çalışmaları uluslararası bir iştirak ve çalışma boyutu kazanmıştır. İlk ortaklık ABD ile SSCB arasında yapılmıştır. Bunun ardından 1998 yılında uzay ajansları bir iştirak kurup Uluslararası Uzay İstasyonu’nu inşa etmişlerdir. Uluslararası Uzay İstasyonu programı, beş katılımcı uzay kuruluşu tarafından oluşturulmuş ortak bir projedir. Bu kuruluşlar ABD Ulusal Havacılık ve Uzay Dairesi, Rusya Federal Uzay Ajansı, Japonya Uzay Araştırma Ajansı, Avrupa Uzay Ajansı ve Kanada Uzay Ajansı’dır. Bir gözlemevi ve deney merkezi olarak faaliyet yürüten bu istasyon hem ekonomik anlamda hem bilimsel anlamda hem de uluslararası ilişkiler anlamında büyük bir adımdır ve gelişmedir. Devletlerin bilimsel ve ekonomik meselelerde uluslararası bir ortaklık kurmaları dünyanın barış içinde yaşaması için de kuvvetli bir adımdır.

SpaceX:

SpaceX (Space Exploration Technologies Corporation, Uzay Keşif Teknolojileri Şirketi), merkezi ABD’nin Kaliforniya eyaletindeki Hawthorne şehrinde bulunan bir Amerikalı uzay taşımacılığı şirketidir Ve SpaceX Falcon 9, Falcon Heavy, Starlink, Dragon Kargo, Starship gibi uzay misyonu araçlarını bünyesinde bulundurmaktadır.

Bütün bunların yanında 21. yüzyılın en önemli uzay çalışmaları gelişmelerinden biri olan SpaceX kuruluşundan bahsetmesek kesinlikle olmazdı. 2002 yılında Elon Musk tarafından kurulan SpaceX uzay aracı üretebilen tek devlet dışı aktör konumundadır. NASA bile maliyetler sebebi ile uzay çalışmalarında taşımacılık faaliyetlerini geri plana çekmişken SpaceX başarılı uçuşları ve taşımacılıkları ile dünya gündeminde kalıcı bir edinmeyi başarmıştır. Ar-Ge çalışmaları ile taşımacılık maliyetini düşüren SpaceX tarihte bir ilk olan taşıma roketlerini tekrar kullanabilmeyi olanaklı kılmıştır. Devlet dışı aktörler için böylesine zor bir alanda faaliyet gösteren bir firma olan SpaceX takdire şayandır kaldı ki devletlerin çoğu böyle bir imkana sahip değildirler. Olanlar ise bugün ekonomik ortaklıklar içerisine girmeyi tercih etmektedirler.

Tarih Parkı

Tarih Parkı

Tarihte barınmış her şey..

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın