Makaleler

Brezilya 20. Yüzyıl Değerlendirmesi

Brezilya Tarihçesi:

Brezilya, Batı Avrupa ülkelerini konuşmaktan ve 20. yüzyıldaki ABD hegemonyasının etkilerini analiz etmekten fırsat kalmasa da bölgesel bir güç olmaktan çok daha öte bir konumdadır. Bu güçleri sadece ekonomik veya politik bir güç değil aklınıza gelebilecek her alanda büyük bir güç konumundadır. 1500 yılında Portekizli Kaşif Pedro Alveras Cabral’ın Brezilya topraklarını keşfetmesi ile akınlar başlamıştır ve Portekizliler, en başta ekonomik ve kültürel olmak üzere Brezilya toprakları üzerinde hakimiyetlerini kurmuşlardır.

1500 yılında Pedro Alveras Cabral Portekiz keşfetmiştir ve ilk 50 yıl içerisinde Brezilya’da Portekiz şehirleri kurulmuştur. 80 yıl boyunca Portekiz hakimiyetinde kalan Brezilya İspanya’nın Portekiz’i ele geçirmesiyle 1640 yılına kadar İspanya sömürgesi olarak kalmıştır. 1640 yılında tekrar Portekiz hakimiyetine geçen Brezilya’nın bağımsızlığı diğer Latin Amerika ülkeleri gibi ancak 19. yüzyılın başlarında gerçekleşecekti.

Brezilya İmparatorluğu’na Giden Yol:

Brezilya’nın Portekizliler için önemi o kadar büyüktür ki Napolyon Savaşları sırasında Napolyon Portekiz’i ele geçirince Portekiz Hanedanı Brezilya’ya kaçmak zorunda kalmıştır ve hükümetlerini Brezilya’da tekrar kurmuşlardır. Ayrıca 19. yüzyıla gelene kadar İspanya dışında hiçbir devlet Brezilya’yı Portekizlilerden alamamıştır. Bu durum Portekiz’in Brezilya’daki hakimiyetinin ne kadar kuvvetli olduğunu gözler önüne seriyor.

Napolyon Savaşları Napolyon’un aleyhine sonuçlanınca Portekiz Kralı VI. João Portekiz’e geri döndü ve bundan çok kısa bir süre sonra 1822’de Brezilya Portekiz’den bağımsızlığını ilan etti ve Brezilya İmparatorluğu kuruldu. Brezilya İmparatorluğu’nun ilk İmparatoru Portekiz Kralı VI. João’nun oğlu I. Pedro’dur. Pedro Brezilya İmparatorluğu’nu babasına karşı yürüttüğü bağımsızlık mücadelesi sonucunda kurmuştur.

Daha sonra yerine geçen oğlu II. Pedro Brezilya İmparatorluğu’nun ekonomisini güçlendiren kişi olarak tarihe geçer. İmparatorluk döneminden itibaren liberal anayasa ile yönetilen imparatorluk Avrupa devletleri ile çok uyumlu bir diplomatik geçmiş kurmayı başarmıştır. Fakat bunun yanında köle ticareti meselesi en başta İngiltere’nin ve ABD’nin politik olarak karşısında olmasına sebep olmuştur. Köleliğin kaldırılması tıpkı ABD’de olduğu gibi Brezilya’da da karışıklıklara sebep olmuştur ve büyük toprak sahipleri II. Pedro’dan tüm desteklerini çekmişlerdir. Pedro 1889 yılında askeri bir darbe ile imparatorluktan indirilmiştir ve Brezilya Federal Cumhuriyeti kurulmuştur.

Cumhuriyet kurulduktan sonra Canudos Savaşı gibi iç savaşlarla mücadele ederek devletin üniter yapısının korunması için mücadele edilmiştir.

Brezilya Federatif Cumhuriyeti

Ekonomi:

Bugün 26 eyaletten oluşan Brezilya Federal Cumhuriyeti 5. en büyük alana ve 5. en kalabalık nüfusa sahiptir. Latin Amerika ülkeleri arasındaki en büyük ekonomik, politik ve askeri güçtür. 210 milyona yakın nüfusu ve 3.3 trilyon dolarlık satın alma gücü ile dünyanın 9. büyük ekonomisidir. Amozon Nehri’nin de katkısıyla tarımsal anlamda çok geniş verimli toprakları ve aynı zamanda değerli yer altı kaynakları bulunmaktadır. Enerji kaynakları açısından çok zengin bir ülke olan Brezilya nükleer teknolojiye de sahiptir. Dünyanın en büyük 15. petrol üreticisidir. Silah sanayisi ve havacılık alanında ise ABD ve Batı Avrupa ülkelerinden hemen sonra gelir. Embraer isimli Brezilyalı şirket dünyanın saygın uçak üreticileri arasında yer alır. Petrobras isimli petrol şirketi ise Latin Amerika’da bölgesel bir güç olarak aktif rol oynamaktadır.

Fakat bütün bu ekonomik gelişmelerin yanında Latin ülkelerinin kalıtsal bir problemi olan halk refahı kötü durumdadır. Gelir adaletsizliği ve işsizlik yolsuzlukların ardından gelen en önemli bir problemdir.

Soğuk Savaş Dış Politikası:

İkinci Dünya Savaşı zamanından önce Almanya ile iyi ticari ilişkiler içerisinde olan Brezilya ABD baskısı ile buna son vermek durumunda kalmıştır. Savaş zamanında bu duruma tepki olarak Almanya Brezilya’nın ticari gemilerini batırmıştır. Brezilya ise Almanya’nın denizaltı araçlarına 60’tan fazla kez saldırıda bulunmuştur.

Soğuk Savaş dönemi içerisinde sol eğilimli partiler ve devlet başkanları tarafından yönetilen Brezilya’nın siyasi hayatı 1950’li yıllardan itibaren ordu tarafından sürekli müdahaleye uğramıştır. Bu müdahaleler ilk zamanlarda sözlüyken daha sonra 1964 yılında Brezilya Federatif Cumhuriyeti Genel Kurmay Başkanı Castello Branco Brezilya İşçi Partili Devlet Başkanı olan João Goulart’a darbe yapmıştır ve kendisi devlet başkanı olmuştur. Ve Brezilya 1985 yılında yapılan sivillerin de katıldığı devlet başkanlığı seçimlerine kadar asker tarafından yönetilmiştir.

21. Yüzyıl Dış Politikası:

Dış politika konusunda bölgenin en aktif ülkeleri arasında olan Brezilya Latin Amerika’nın neredeyse tüm ülkeleri ile komşudur. Bu durum kıta içerisinde aktif bir diplomatik ve ekonomik ilişkiyi beraberinde getiriyor. Bolivya (3.403 km), Peru (2.659 km), Venezuela (2.137 km), Kolombiya (1.790 km), Paraguay (1.371 km), Guyana (1.308 km), Arjantin (1.263 km), Uruguay (1.050 km), Fransız Guyanası (649 km), Surinam (515 km) ülkeleri ile sınır komşusudur (https://insamer.com/tr/brezilya_903.htm).

Brezilya’nın dış politikadaki en önemli stratejisi ekonomide olduğu gibi diplomaside de devler liginde bağımsız bir siyaset yürütebilmektedir. Brezilya özellikle son yıllarda ABD ve Avrupa Birliği odaklı bir diplomasi ve strateji yürütmektedir ve aynı zamanda Trump’ı destekleyen birçok açıklama ile Brezilya Devlet Başkanı Jair Bolsonaro Amerikancı bir dış politika sergilemektedir. Bir yandan Güney Amerika Ortak Pazarı (MERCOSUR) gibi girişimler ile bölgesel konumunu koruyup geliştirirken diğer yandan da Kuzey devletleri ile ilişkilerini sağlamlaştırmaya çalışmaktadır. Bütün bunların yanında son 20 yılda ekonomik anlamda atağa geçen Çin, Latin Amerika’nın anahtarının Brezilya’nın elinde olduğunu bilmektedir ve ilişkilerini ona göre dizayn etmektedir.

Siyasal Yapı:

Brezilya Federatif Cumhuriyettir ve Başkanlık Tipi Demokrasi ile yönetilir. Çok partili  ve çift meclisli bir sistem uygulanmaktadır. Yasama organı halk tarafından seçilir ve seçilen 81 üyeli Senato ile 513 üyeli Temsilciler Meclis Brezilya’nın yasama gücünü oluşturur. Sosyal Liberal Parti %55 oranla ülkenin güncel lider partisi ve hükümetidir. Jair Bolsonaro Cumhurbaşkanıdır. Eyaletler ise kendi hükümetlerine sahiptir ve valiler de halkoylaması ile seçilir. Sistem bu açıdan Hindistan’ın sistemi ile benzerlik taşımaktadır.

Tarih Parkı

Tarih Parkı

Tarihte barınmış her şey..

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın