Makaleler

ARAP-İSRAİL SAVAŞLARI: GAZZE-İSRAİL SAVAŞLARI PART-6

Gazze, Kudüs’ün Uzağındaki Filistin Toprağı..

Arap Birliği devletleri ile yıllar yılı savaşmış İsrail Mısır’ın 1979’da Enver Sedat ile Barış yapması ve öncesindeki 1973 Yom Kippur Savaşı’ndaki Arap devletlerinin yenilmesi Arap Birliği’nin artık İsrail karşısında mücadele şansının kalmadığını gözler önüne sermiştir. Bu tarihlerden itibaren İsrail tam anlamıyla Filistin problemine odaklanabilmiştir. Bu odaklanma Filistin’den Lübnan göçen mülteci problemini ortadan kaldırma adımıyla, İsrail’in 1982 Lübnan İşgali ile, başladı. Lübnan çok parçalı mezhepsel ayrılıklara sahipti. Bunun yanında Hristiyan nüfus da ülkenin baskın nüfusuydu. Lübnan İç Savaşı’nın bitmesine yakın ülkede Hizbullah iyi bir konum elde etti ve 2006 Lübnan-İsrail Savaşı’nda neredeyse tek başına İsrail’e karşı zafer elde edebildi. Lübnan’ı kendisine uygun bir üs haline getirememişti İsrail belki ama Filistin meselesindeki tüm ağırlığını korumaktaydı.

Anti Israel Protest- Counter protest to Pro-Israel Rally

Ülkemizin yakın tarihinin unutulmaz savaşları aslında daha yeni başlıyordu çünkü bu zamana kadar olanların hepsi bir şekilde karşılıklı birer savaştı. Ama 2008 Gazze Savaşı ile birlikte İsrail bir savaş yapıyordu artık.

2008 2011 ve 2014 olmak üzere İsrail Gazze’ye 3 büyük operasyon yapmıştır. Bunlar her ne kadar savaş olarak geçse de bu adımlar birer operasyondur.

İlk Gazze operasyonunda İsrail El Kassam Tugayları’nın ve Hamas’ın İsrail’e attığı roketler sebebi ile İsrail Gazze’ye operasyon düzenlemiştir. Savaşın resmi olarak başlamasından bir gün önce 100 tırlık insani yardımın Gazze’ye ulaşması için İsrail kapalı tuttuğu sınır kapılarını açmıştır. Bir sonraki gün ise Gazze şeridinden İsrail’e tekrar yollamıştır. 27 Aralık 2008 günü İsrail Gazze’ye operasyon başlatmıştır. Gazze’de 1000’den fazla insan ölmüştür ve 5000’e yakın insan yaralanmıştır. 18 Ocak 2009’da ise İsrail tek taraflı ateşkes ile operasyonu sonlandırmıştır. Çoğu uluslararası organizasyon ve devlet başkanları İsrail’i operasyondan ötürü kınamıştır. Almanya ise İsrail’in operasyonunun meşru olduğunu söylemiştir.

31 Mayıs 2010’da yani operasyonun sonlanmasından 16 ay sonra, Mavi Marmara isimli gemi ile beraber 6 gemi Gazze’ye insani yarım götürme amacıyla Ashdod isimli İsrail Limanı’na doğru yola çıkmıştır. Uluslararası sularda İsrail tarafından ele geçirilen gemiler arasındaki Mavi Marmara isimli İHH İnsani Yardım Vakfı’nın sahibi olduğu bir yardım gemisi İsrailli askerlere karşı direnç göstermiştir ve İsrailli askerler insani yardım gemisindeki 10 insanı öldürmüştür. Bu olaydan sonra Türkiye-İsrail İlişkileri 3 sene boyunca, İsrail özür dileyene kadar, düşük diplomatik temaslar ile yürümüştür.

Özgür Gazze Hareketi: İsrail’in Gazze’ye uyguladığı abluka ve ambargo sebebi ile oluşturulmuş bir insan hakları örgütüdür. Mavi Marmara gemisinin saldırıya uğradığı dönemde insani yardım götüren uluslararası örgütün adıdır.

Daha sonra ise 2011 Ağustos’ta 10 günlük İsrail Gazze hava saldırısını gerçekleştirdi. Senaryo hiçbir zaman değişmedi. Küçük çaptaki çatışmalar zaman içerisinde büyük savaşlara ve operasyonlara sebebiyet veriyordu. Gazze’deki Filistinli direnişçilerin İsrailli askerleri öldürmesi üzerine İsrail’in verdiği bir karşılıktır bu operasyon. Operasyon öncesinden başlayan küçük çaptaki çatışmalardan operasyon bitimine kadar Mısırlı, Filistinli ve İsrailli siviller ve askerler ölmüştür.

Benim şahsi kanaatim şu şekildedir. Bu tür olaylarda Filistin’in artık meşruiyet kazanmış örgütleri dışındaki milislerin vur kaç operasyonları sonucunda İsrail kendi operasyonlarını meşru bir zemine oturtuyor. İsrail’in hava operasyonunun öncesindeki gelişmelerde saldırıları Ansar Kudüs adlı bir örgüt üstleniyor ama İsrail Filistin Kurtuluş Örgütünü itham ediyordu ( FFD’s Long War Journal, Ansar Jerusalem claims attack on Israeli troops in the Sinai) https://www.longwarjournal.org/archives/2012/09/ansar_jerusalem_clai.php

2012 Gazze Saldırısı..

Daha sonra ise;

2014 Temmuz Gazze Saldırısı:

Küçük sürtüşmelerin, roket atışlarının ve belirli periyotlarla çıkan esir alma ve öldürme operasyonları neticesinde İsrail temmuz ayında 7 haftalık bir saldırıda bulunur. Bunun sonucunda iki taraf da ağır kayıplar verir. 75 İsrail askerinin ve 2100 Filistinlinin ölümü ile sonuçlanan bu savaş İsrail ile Filistin arasındaki en ağır kayıplara sahip savaştır.

Gerçek şudur ki İsrail Siyonist kongrelerinin düzenlediği günlerden beri bu bölgede büyük bir Yahudi Devleti’nin kurulmasını hedefliyor. Bunun uğruna zaman zaman ABD’den ve Avrupa devletlerinden de destek almıştır. Bunun yanında devletleşme sürecinden itibaren uygulamış olduğu baskı ve çatışma politikasını arttırmıştır. Tarihsel sahipliğe ve dini öğretilere göre kendisine ait gördüğü topraklarda insanları öldürerek bir yıldırma politikası uyguluyor. Bunun yanında Arap Devletleri ise Yahudi devletine karşı her zaman karşı cephede konumlandılar ve o şekilde de devam ediyorlar. İsrail’in 21. yüzyıldaki en önemli meselesi artık Filistin meselesi olmuştur. Bunun yanında sınır güvenliğini ve dünyanın her yerindeki Yahudileri korumak için mücadele yürütmektedir.

Çözülmez bir düğüm haline gelen Filistin meselesinde kimin silahı daha çok insanı öldürüyor ve uluslararası kamuoyu kimin yanında durup kime ses çıkarmıyorsa o bu savaşın bugünkü ve gelecekteki galibi gibi gözüküyor.

İlla bir galip aramaya da gerek yokken gelenekler, öğretiler ve katı inançlar insanı insana düşman yapmaya devam ediyor.

Euronews

Tarih Parkı

Tarih Parkı

Tarihte barınmış her şey..

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın