Makaleler

ARAP-İSRAİL SAVAŞLARI: SÜVEYŞ KRİZİ VE 6 GÜN SAVAŞI Part-2

Cemal Abdül Nasır’ı Hesaba Katmadılar..

Bir önceki yazımda Arap-İsrail Savaşlarına dair kısa bilgi verip 1948 Savaşından bahsetmiştik. Bugün ise tarihleri arasında 10 yıldan fazla zaman olan fakat birbiri ile alakalı iki olaydan bahsedeceğim. Bunlardan birincisi Süveyş Krizi’dir. Diğeri ise 6 Gün Savaşı’dır.

Süveyş Krizi: 1956,57 – 1967

Süveyş Krizi’nin en temel sebebi Abdülnasır’ın Süveyş Kanalı’nı kamulaştırma isteğidir. 1956 yılında bunu dile getirmesiyle birlikte Fransa, İngiltere ve İsrail başına çökmüşlerdir. 1959 yılında ise Abdülnasır kanalı kamulaştırmıştır.

Mısır kurulduktan sonra bile Süveyş Kanalı, Kanal Şirketi tarafından yönetilen ve işletilen bir kanaldı. Aynı zamanda ABD ve İngiltere yapılmakta olan Aswan Barajı’na kredi desteği sunmaktan geri çekilmişlerdi.Abdülnasır bu durumu ortadan kaldırdı ve  barajın finansmanını sağlamak için Süveyş Kanalı’nı Mısır Devleti’ne ait bir kanal haline getirdi.

Bununla beraber İngiltere ve Fransa gibi devletler Petrol ticaretinin tehlikeye gireceğinden endişe ederek Mısır’ı bombalamışlardır. Bir yandan da İsrail ülkeyi işgal etmiştir. Kanal krizi ile başlayan bu ilişkiler bombalama ve işgalle daha da çıkılmaz hale sokulmuştu.

ABD ise Nasır’ın bu hamlesini SSCB’ye daha da yakınlaşma hamlesi olarak görüyordu. Buna ek olarak Mısır SSCB’den silah almaya başlamıştı. ABD için Doğu Blokunda saf tutan herhangi bir ülkeden silah almak çok ciddi bir meseleydi ve taraf değiştirmenin habercisiydi.

Kaldı ki Abdülnasır 1952’de iktidara gelmiştir ve İktidara gelirken de emperyalizm karşıtlığı kimliği biliniyordu, 1956’da da cumhurbaşkanı seçilmiştir. Fakat Nasır’ın adımı doğrudan ekonomik bir adım olduğu ve Soğuk Savaş döneminde küçük sapmalar bile taraf değiştirme olarak algılanabiliyorken kanalın kamulaştırılması ABD ve İngiltere için çok yöne hitap eden ciddi bir problemdi. SSCB’ye yaklaştığı da reddedilemez bir gerçektir ayrıca.

SSCB, İngiltere’nin ve Fransa’nın Mısır’dan çekilmelerini istedi, bunu yaparken de nükleer caydırıcılığını kullandı. İşe yaradı ve işgal sona erdi. Bunun ardından Birleşmiş Milletler       Barış Gücü Mısır ile İsrail’in savaşmasını engellemek (İsrail’in işgal ettiği Mısır topraklarındaki çatışmayı durdurmak ve engellemek) için bölgeye intikal etmiştir. 1967 yılına kadar Sina Yarımdadası’nda Barış Gücü kuvvetleri durmuşlardır.

SSCB’nin İngiltere’yi ve Fransa’yı caydırması Batı’nın askeri yetersizliğini tekrar ispatlamıştır ve bir Orta Doğu ülkesi olan Mısır teknik ve ekonomik yetersizliklere rağmen bu krizden galip ülke olarak ayrılmıştır. Tabi bunda ABD’nin doğruda krize müdahil olmaması ve olayın büyümesini engellemek ve diğer Orta Doğu ülkelerini endişelendirmemek için olabildiğince sessiz kalmıştır. İngiltere Başbakanı Anthony Eden ise krizdeki başarısızlıktan dolayı istifa etmek zorunda kalmıştır.

Ekstra bilgi: 1950’li yıllar ABD’nin İngiltere ile beraber ittifaklar ve paktlar kurduğu yıllardır. CENTO’nun kurulması ile Abdülnasır yönetimindeki Mısır yukarıdaki saydığımız sebeplerin de zaten etkisiyle yüzünü SSCB’ye dönmeye başlamıştır. Paktın içinde olan Irak da 1950’li yılların sonunda ABD ile mesafeli bir diplomatik ilişki yürütecektir. Ta ki İran Devrimi’ne kadar.

Abdülnasır’ın iktidara nasıl geldiği ile alakalı ayrı bir yazı yazacağım.

6 GÜN SAVAŞI:

1957’de Sina Yarımadası’na yerleşen Barış Güçleri 1967 yılında bölgeden çekilmişlerdir. Bunun hemen ardından 6 Gün Savaşı patlamıştır. Savaş 5 Haziran 1967 “Pazartesi” günü başlamıştır ve 10 Haziran 1967 “Cumartesi” günü devam edip bitmiştir. Çok fazla lazım olmadıkça gereksiz tarihlerden yazımı olabildiğince uzak tutmaya çalışırım fakat bu sefer yazımın sonunda 6 Gün Savaşı ile ilgili aslında hepinizin bildiğini düşündüğüm bir Youtube linki bırakacağım.

Soldaki Moşe Dayan, Sağdaki Yitshak Rabin

Savaş Mısır, Ürdün, Suriye tarafıyla İsrail arasında yaşanmıştır ve 6 gün sürmüştür. İsrail topraklarını 4 katına çıkararak muazzam bir üstünlükle savaşı sonlandırmıştır.  Süveyş Krizi, İsrail Su Yollarının kesintiye uğraması ve Birleşmiş Milletler’in Barış Gücü’nü geri çekmesi 11 yılda yaşanan diğer gelişmelerinde etkisiyle bu savaşı başlatmıştır. Savaş giden yolda diplomatik ve radikal sürtüşmelerin yanında bitmek bilmeyen gerilla savaşları, vur kaçlar vardı.

Mısır’da Nasır ve Suriye’de ise Baas partisi vardı. İkisi de SSCB destekli idi ve ikisi de Arap milliyetçisi idi. Nasır’ın artan popülerliği ile de Arap Birliği İsrail’e karşı tekrar diş gösterebileceğine inanmıştı ama İsrail Dış İşleri Bakanı Abba Eban’ın ifadesinden yola çıkarak Nasır’ın bir savaş istemediğini, bölüf yaparak savaşsız bir yolla yeniden politik bir zafer ile İsrail’e karşı üstün gelme gayretinde olduğunu anlıyoruz.

Bu kısa fakat etkisi büyük savaşın tek etkisi bu da değildi. İkinci Dünya Savaşı’ndan sonra İsrail’e karşı birleşen ve savaşan Arap Birliği ülkeleri İsrail tarafından büyük bir yenilgi alınca artık yok etme ideallerinden vazgeçmişlerdir. Bunun da en büyük ceremesini Filistin halkı çekmiştir.

Güçlenen Pan-Arabizm bu savaşla birlikte çöküşe geçmiştir.

Savaş esnasında ABD’nin bölgeye gönderdiği gözlem gemisi USS Liberty İsrail tarafından batırılmıştır. İsrail yanlışlıkla batırdığını iddia edip özür dilemiştir. ABD ise özrü kabul etmiştir.

Arap devletleri ise kaybettikleri toprakları nasıl geri kazanacaklarının hesabını yapmakla meşgul olmuşlardır ve bu durum da bir sonraki yazımda bahsedeceğim Yom Kippur 1973 Savaşı’nın sebebidir.

Çoğunlukla Tokyo Drift filminden remixini bildiğimiz Pazartesiden Cumartesiye 6 Gün Savaşı’nı anlatan Six Day şarkısının Türkçe Alt Yazılı hali:

Colonel Bagshot – Six Day War

Tarih Parkı

Tarih Parkı

Tarihte barınmış her şey..

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın