Makaleler

ARAP İSRAİL SAVAŞLARI VE ORTA DOĞU’DA YARATTIĞI ETKİ PART-1

Bölgede İstenmeyen Aktör İsrail..

Arap-İsrail Savaşları Hakkında Özet Bilgi:

Bir önceki yazımızda Arap-İsrail Savaşları ile ilgili küçük çapta çatışmalardan, Yahudi Devleti’nin kurulma aşamalarından bahsetmiştik. İsrail’in kurulması ile ilgili yazdığımız bu yazının devamında 2 3 yazı ile devam ettireceğim Arap-İsrail Savaşları’ndan bahsedeceğim.

İsrail’in kurulması, henüz kurulmadan dahi önce büyük bir çatışma ortamının çıkacağının habercisiydi. İsrail’in kurulmasından hiç hoşnut olmayan Araplar birlik olarak İsrail’e karşı cephe almışlardı. Devlet resmi olarak kurulduktan sonra da Araplar ile İsrail arasında sonu olmayan bir savaş başlamış oldu.

Bu savaşlardan en çok yıkıma sahip olup Orta Doğu’da yarattığı etkinin sonuçlarını hala görebildiğimiz savaşlar:

1948 Arap-İsrail Savaşı

1956 Süveyş Krizi

1967 Altı Gün Savaşı

1973 Yom Kippur Savaşı

Lübnan İç Savaşı

İlk İntifada

İkinci İntifada

2006 İsrail-Lübnan Savaşı

Gazze Savaşı

Gazze Şeridi Hava Saldırıları

2014 Gazze Savaşı

Daha önceki yazımda da bahsettim. Bu çatışmaların en temel noktası İngiliz mandası altında olan Filistin topraklarında 1917 yılında Balfaour Deklarasyonu vardır. İngiliz Mandası Milletler Cemiyeti’nin de onayı ve izniyle bu topraklarda bir Yahudi Devleti kurmak için yoğun çaba harcamıştır. Ve nihayetinde bunu başarmışlardır.

Savaşların Kökeni ve Başlıca Sebepleri:

1. Kudüs üç semavi din tarafında kutsal kabul edilen bir şehirdir. Yahudiler ve Müslümanlar arasındaki en büyük çözülemez durum Kudüs meselesidir. Her grup Kudüs üzerinde hak iddia eder.

2. Yahudiler için Filistin’i de kapsayan Kenan Bölgesi vaat edilmiş topraklardır. Yahudiler bunu argüman olarak kullandıkları için Filistin toprakları üzerinde işgal meşruiyetlerini kendilerinde bulurlar. Müslümanlar da aynı şekilde düşünerek Yahudilerin Filistin toprakları üzerinden yaşadığı bölgelerin de kendilerine ait olduğunu iddia ederler.

3. Bazı Hristiyan inanışlarında İsa’nın yeryüzüne gelmesi Yahudiler Kenan Bölgesi’ne gelip tekrar yerleşmesi ile gerçekleşecektir. Bu kehanet sebebi ile bazı Hristiyanlar bu noktada İsrail’i net bir şekilde desteklemektedirler (Jerusalem Center for Public Affairs Israeli Security, Regional Diplomacy, and International Law, Jewish Political Studies Review 19:1-2, Spring 2007). Burada Evanjelist Hristiyan mezhebinin incelememiz gerebilir fakat bu yazının konusu bu değil.

İngiliz manda kuvvetlerinin çekilmesine yakın Haganah adlı Yahudi milis kuvvetlerinin BM kararıyla Yahudilere sözü verilen sınırların korunması için sınır saldırıları başladı. Bu bitmeyecek bir savaşın devletler nezdindeki ilk çatışmasıydı.

1948 Birinci Arap-İsrail Savaşı:

14 Mayıs 1948’de İsrail’in kuruluşunun ilanından bir günü aşmayan bir süre zarfı içerisinde Arap Birliği İsrail’e savaş ilan etmiştir. Arap Birliği içerisindeki kuvvetler Mısır, Irak, Suriye ve Ürdündür. İlk savaşta İsrail Arap kuvvetlerini geri püskürtmüştür ve İsrail henüz kuruluşunun başlarında Araplara karşı hem psikolojik hem de askerî açıdan üstün konumda olduğunu gösterme fırsatını yakalamıştır. İsrail savaşın devamında Filistin topraklarını ele geçirmiştir ve kendisine ait olan toprakların yarısı kadar toprağı Filistin’den almıştır.

1948 Arap-İsrail Savaşı Haritası

Etki:

Bununla beraber Arap ülkeleri içerisinde yaşayan Yahudilere karşı ayrımcı uygulamaları başlatmıştır. Libya ve daha sonra Cezayir gibi ülkeler Yahudilerin vatandaşlıklarını ellerinden almışlardır ve göçe zorlanmışlardır. Bu yaşanılan olaylar bir yandan Filistin topraklarından Filistinlilerin ve Arap ülkelerinde Yahudilerin de Arap ülkelerinden İsrail’e göç etmesiyle sonuçlanmıştır. Savaştan Arap ülkeleri zararlı çıkarken İsrail gücünü ve konumunu geliştirerek çıkmıştır.

Arap Birliği Nedir? Başlangıçtaki Kurucuları Kimdir?

Arap Birliği İskenderiye Protokolü ile Mart 1945 yılında Kahire’de, Mısır, Irak, Ürdün, Lübnan, Suudi Arabistan ve Suriye tarafından kurulmuştur. Hem ekonomik hem de politik bir örgüt olan Arap Birliği bugün 22 üyeye sahiptir. 350 milyona yakın bir nüfusun temsil edildiği bu örgüt dünyanın en büyük petrol üreticilerini barındırıyor. Daha sonra ise OAPEC’i kurmuşlardır. Yani OPEC’in sadece Arap ülkelerini kapsayan hali. Hem nüfus hem ekonomi gücüne sahip bu ülkeler politik açıdan da çoğu kararda yan yana bir duruş sergilemektedirler. Bunun en büyük örneği ise İsrail-Arap Savaşlarıdır.

Bir sonraki yazımda ise Süveyş Kanalı Krizi ve 6 Gün Savaşlarını konu alan Arap İsrail Savaşları serimize devam edeceğiz.

Tarih Parkı

Tarih Parkı

Tarihte barınmış her şey..

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın