Makaleler

SURİYE İÇ SAVAŞI

Ilımlı Dönüşüm Planlarındaki Başarısız Ülke..

Arap Baharı sürecinde Suriye’deki durum diğer Arap ülkelerinden çok da farklı değildi. Ekonomik istikrarsızlıklar, eşitsizlikler ve baskı durumları Suriye için de geçerliydi. Mart 2011’de Suriye’deki ilk gösteriler başladı. Esad bu protestoları silahlı güçle bastırmaya çalıştı ve eylemler bir anda tüm ülkeye yayıldı. Başlayan iç savaş birçok silahlı grubu doğurdu veya uyuyan grupları uyandırdı. Esad’ın Şii kimliği Suriye’deki iç savaşın mezhepsel sebeplerle çıktığı konusunda biri yanıltabilir. Olay demokrasi eylemleri yapan halk ile devlet kanadı arasında başlamıştır. Daha sonra Şii birçok milis ve Sünni silahlı örgütler iç savaş içinde rol edinmişlerdir.

Anadolu Ajansı 14.03.2020

Öncelikle Suriye İç Savaşı Arap Baharı’nın bir sonucudur. Arap Baharı ise BOP’un da etkisinin olduğu bir olaydır ve BOP’un prensipleri ile Arap halklarının istekleri birbiri ile uyuşur durumdaydı. Bir önceki yazımda BOP’un devrim yapmak ve diktatörlüklere radikal bir şekilde son verme amacı yoktu. Bunun yerine ılımlı geçişler ve müzakereler ile demokrasi bilincini artırmak en önemli hedefti. En kötü istikrar istikrarsızlıktan iyidir prensibiyle hareket ettiler. Fakat gidişat Suriye’ye kadar çok normaldi. Suriye’de patlayan iç savaş elde tutulan bütün prensiplerin tam tersine hareket edilmesine yol açtı. Artık Suriye özelinde mesele ölüm kalım meselesi idi. Mesele Esad’ın gidip gitmeyeceği meselesi idi. Savaşın en başından beri Rusya ve İran Esad’ın yanında durdular. ABD, Suudi Arabistan ve Türkiye ise muhalif kesimi desteklediler.

2015 Suriye Haritası:

Olaya müdahil olan her küresel güç Suriye İç Savaşı içerisinde her taraftan gruba destek vermişlerdir. Bu durum her grubun gücünü koruyup üstünlük kurma yarışında yarışta ve savaşta tutulabilmiştir.

Ülkedeki her toprak parçası PYD, Özgür Suriye Ordusu, bir zamanlar IŞİD ve Esad’ın elindeydi. Daha sonra IŞİD yüksek oranda ABD önderliğindeki koalisyon güçleri tarafından bertaraf edildi. Özellikle İran ve Suudi Arabistan bölgedeki Şii ve Sünni gruplara destekler vermektedir. İç savaşa sürüklenen Suriye’de olan oldu denilip bütün küresel güçler savaş yolu ile kendi otoritelerini bölgede tesis etmek istemektedirler.

Soğuk Savaş dönemindeki vekalet savaşlarına benzer bir olay yaşanmaktadır. Rusya, ABD’nin bölgedeki desteklediği muhalif grupları hava operasyonları ile vururken; ve ABD Esad’ı devirmeye çalışırken ABD ve Rusya hiçbir zaman askeri anlamda karşı karşıya gelmemiştir.

Türkiye’nin de Fırat Kalkanı, Zeytindalı, Barış Pınarı ve Bahar Kalkanı harekatlarını uygulamıştır. Türkiye bu operasyonlar ile bölgedeki sınır güvenliğini tesis etmeye ve bölgedeki muhalif güçlere yardım etmeye çalışmıştır. Rusya ise 2015 yılından itibaren hava yoluyla rejime destek vermiştir. ABD ve koalisyon güçleri ise daha çok IŞİD hedeflerine yoğunlaşmışlardır.

Bunun yanında 2012’de Birleşmiş Milletler gözetiminde Cenevre Görüşmeleri başlamıştır. 2017 yılında ise Kazakistan’da durumu yumuşatmak ve ılımlaştırmak amacıyla görüşmeler yapılmıştır. Devamında Soçi Mutabakatı imzalanmıştır. Tarafların anlaşamaması sebebiyle Suriye’deki iç savaş ve otorite eksikliği hız kaybetmeden devam etmektedir.

2018 yılından beri Esad Rejimi otoritesini tekrar kurma yönünde hamleler gerçekleştirmektedir. Bu saatten sonra eğer Suriye’nin toprak bütünlüğünün korunması Esad Rejiminin devamı ile mümkün olabilecek gibi görünmektedir. Diğer türlü bölgedeki her muhalif grup ve PYD unsurları bölgede toprak hakkı iddia edecektir ve Suriye çok parçalı devletlerden oluşan bir coğrafya ismi olarak tarihe geçecektir. Arap Baharı’nın en başarısız ve en kayıplı ülkesi Suriye’dir. 2020 Eylül’de hala iç savaş devam etmektedir. Fakat 6 Mart 2020’de Soçi’de imzalanan mutabakat sebebi ile ateşkes tekrar uygulanmaya başlamıştır.

Bilanço:

Ufuk Gazetesi
Kaynak: Suriye Gündemi, 2 Mart 2020

Tavsiye Ettiğim Yazılar
https://www.aa.com.tr/tr/dunya/suriye-ic-savasi-10uncu-yilina-giriyor/1765861

Tarih Parkı

Tarih Parkı

Tarihte barınmış her şey..

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın