Makaleler

IRAK SAVAŞI-2. KÖRFEZ SAVAŞI

Soğuk Savaş Sonrası (Pişman Olunan) Amerikan Dış Politikasının En Önemli Örneği..

Mart 2003. Amerika Birleşik Devletleri önderliğindeki koalisyon kuvvetleri Irak’a girdiler. Amaç Irak’ı özgürleştirmek, ve aynı zamanda terörizme karşı savaşmak. Ne zaman? 11 Eylül saldırısından sonra. Kimin döneminde? George Bush, Cumhuriyetçi Amerika Birleşik Devletleri Başkanı. Peki Reagan Doktrini neydi? Amerika Birleşik Devletleri Soğuk Savaş’ın son yıllarında Komünizm tehdidine karşı Orta Doğu’da hangi yerel grupları örgütledi ve fonladı? Bu anahtar kelimelerin anlamları ve tanımları, şahıslar, kimlikler ve 1981’den beri Amerika’nın dış politikası 2003’te Irak’a müdahale yolunun zemini oluşturmuştur.

En başta ABD Irak’ta kitle imha silahları olduğu yönünde iddiada bulunmuştur. Daha sonra ise Saddam Hüseyin’in İslamcı terör gruplarına, El Kaide gibi, destek verdiğini iddia etmiştir. Polonya Ordusu ve ABD ordusu öncülüğünde kimyasal kitle imha silahı araması yapılıyor ve silah bulunuyor haberi veriliyor.

Okunmasını tavsiye ettiğim bir haber:https://www.bbc.com/turkce/dunya/2016/07/160706_iraq_chilchot_rapor

Koalisyon güçleri ise harekâtı başlatıyor. Polonya dünyadaki en sağlam ABD müttefiklerinden biridir. Burada tarihsel ilişkiler ve Polonya’nın SSCB boyunduruğu altında askeri yollarla tutulmuş olmasının verdiği bir ters tepki ile ABD yakınlaşması ve sonraki süreçte Polonya’nın güncel rakamla 38 milyonluk bir ülke olarak NATO üyesi olması da çok kuvvetli birer etkendir.

https://news.gallup.com/poll/161399/10th-anniversary-iraq-war-mistake.aspx

https://web.archive.org/web/20130522011937/http://www.pewglobal.org/database/indicator/1/country/175/

Kitlesel İmha Silahlarının bulunamadığı ile ilgili:
https://web.archive.org/web/20090803153513/http://www.iaea.org/NewsCenter/Statements/2003/ebWSJ20030307.shtml

Diğer bir sebep ise Irak Halkını baskıdan, zulümden kurtarmak ve insan haklarını uygulamalarını geliştirmek ve demokrasiyi Irak’a götürmektir.

Fakat bütün bunlar savaştan sadece 3 4 yıl öncesine kadar dile getirilmeyen sebeplerdi. Her şey 11 Eylül saldırısı ile başladı. Ve Fatura dosyası kabaran Irak’a kesildi.

  • İran-Irak savaşı her ne kadar ABD Irak’ı desteklemiş olsa da diğer taraftan Irak dünya petrol ticaretine zarar veren bir hareket içinde yer almıştır. Fakat ABD bunu bölgedeki çıkarlarını korumaya yönelik bir strateji geliştirerek görmezden gelerek gerektiğinde ise Irak’a destek vererek absorbe etmiştir.
  • Irak’ın Kuveyt’i işgali meselesi ise petrol ticaretine verilen zararı daha da katlamıştır ve bu sefer ABD’nin herhangi bir çıkarı da olmamıştır. Bu sebeple ABD Irak’ı Kuveyt’ten çıkaracak bir fiziki müdahalede bulunmuştur. Irak Körfez Savaşı ile uluslararası arenada yalnızlaştığını ve dostlarını kaybettiğini tescillemiştir.
  • El Kaide militanlarının düzenlediği 11 Eylül saldırısı sonucunda fatura El Kaide’yi desteklediği iddia edilen Saddam Hüseyin’e kesilmiştir. Tabi bundan önce El Kaide’nin çıkış noktası olan Afganistan’a operasyon düzenlenmiştir ve işgal edilmiştir. İşte tam bu zaman diliminde küresel terörizm ile mücadele, kitle imha silahı iddiaları ve insan hakları vurgusu ABD dış politikasının söylemlerinde yer bulmaya başlamıştır. Bir ek bilgi insan hakları ve demokrasi vurgusu 1980’li yılların başlarından itibaren hem ABD hem de Avrupa Ekonomi Topluluğu (Şimdiki Avrupa Birliği) ülkelerinin ortak söylemi haline gelmiştir. Türkiye’nin AET üyeliğinin önündeki önemli engellerden biri olmuştur.

Sonuç olarak milyonlarca Iraklının ölümüne büyük bir ekonomik ve yaşam alanı zararına, çevre kirliliğine ve uzun vadeli olarak insanların ruhsal ve fiziksel sağlıklarına zararlı olacak birçok problemi Irak’ta ve Orta Doğu coğrafyasında bırakarak 2011 sonunda ABD Irak’tan çekilmiştir.

Tarih Parkı

Tarih Parkı

Tarihte barınmış her şey..

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın