Makaleler

Sovyetler Birliği Nasıl ve Ne Zaman Kuruldu? Part-1

Sovyetler Birliği ve Radikal Bir Devrim

15 Mart 1917’de Romanov Hanedanlığı yerini Geçici hükümete bırakmıştı. Bununla beraber Bolşevikler Petrograd’da bir otorite haline gelmeye başlamıştı. Geçici hükümetin en büyük hatası Birinci Dünya Savaşı’na devam etmesi ve sosyal refah anlamında verdiği sözleri tutmaması oldu. Lenin’in talimatıyla işçiler fabrikaların ve toprakların yönetimini ele geçirdi ve iç savaş başlamış oldu. Sovyetler Birliği, 1917 Ekim Devrimi ile geçici hükümeti deviren Bolşevikler tarafından kurulmuştur. Bolşeviklerin lideri konumunda olan Lider Lenin, 1. Dünya Savaşı’nın ağır kayıplarına, devrimden sonra süren 3 yıllık iç savaşa ve Polonya ile Bolşevikler arasındaki savaş rağmen 1922 Aralık ayında Rusya Federatif Sovyet Sosyalist Cumhuriyeti’ni kurmayı başardı. 1991 yılına kadar yaşamaya devam eden bu yapı siyasi çözülmelerle birlikte dağıldı ve yerini Rusya Federasyonu’na bıraktı. Adını iki süper güçten ikincisi konumuna yükselten Sovyetler Birliği nasıl kuruldu? Gelin okuyalım.

Sovyetler Birliği’ne giden yol:

Sovyetler Birliği’nin nasıl kurulduğunu ve devrimin nasıl gerçekleştiğini anlamak için Çarlık Rusya’yı iyi analiz etmek gerekir. Rusya’nın ekonomik, politik, diplomatik ve bürokratik durumlarının muhasebesini yapıp iyi okumalıyız. Bu analizlere sadece bu konu özelinde değil araştıracağımız herhangi bir konu hakkında da gerek duymalıyız. Rusya’nın devrimden önceki son 20 senesini maddesel olarak yazalım.

  • 1904-1905 Rus-Japon Savaşı: Savaş Japonya’nın Rus İmparatorluğu’na karşı zafer elde etmesiyle sonuçlandı. Bu savaşta Rusya Uzak Doğu’da elde etmek istediği emperyalist amaçlarından vazgeçmek zorunda kaldı ve bir Asya devleti ilk kez bir Avrupa devletine karşı galip olmuştu.
  • Rusya’nın İngiltere’nin ve Fransa’nın yanına savaşa girdi. Bundaki en önemli sebep ise boğazlardaki hakimiyeti artırmak ve Balkan topraklarında Pan-Slavist politikalarını gerçekleştirme istekleriydi. Ekonomisi ve siyasi işleri zaten yerinde gitmeyen Rusya için bu riskli bir hamleydi. Boğazlar konusuna gelince hem imparatorluk hem Sovyetler hem de Federasyon döneminde Rus Devleti Boğazlar ile ilgili tutumunu hiçbir zaman değiştirmemiştir. Boğazlar hususunda her zaman çok ilgili ve takipli olmuştur.
  • Rus Çarlar 1 asır boyunca Fransız İhtilali ile yayılan fikirlerin ve reaksiyonların Rusya’da yayılmasından ve faaliyet göstermesinden korkuyorlardı.
  • Rusya İmparatorluğu’nda hâlâ derebeylik kalıntıları vardı ve toprak sahipleri ile serfler arasında uyumsuz ve acımasız bir ilişki bir vardı. Bu durum günden güne köylü sınıfının rejime karşı tepkili olmasına sebep oldu. Kaldı ki Rus ekonomisinin temeli tarıma dayanıyordu.
  • Endüstrinin gelişmesiyle Rusya’da tüccar sınıfı doğdu ve sınıflar arasındaki sosyal ve ekonomik uçurum gittikçe artmaya başladı. Çarlık rejimi insanların haklarını korumada ve sınıflar arasında ilişkileri kontrol altında tutmada başarısız oldu. Toprağın eşit bir şekilde köylüye dağıtılmamış olması hem üretimin günden güne azalmasına hem de köylünün refah seviyesinin daha da düşmesine sebep oldu.

Devrim:

Her devrim gibi Ekim Devrimi de kanlı ve acılıydı. Çarlık rejiminin yanlış politikaları, artan sınıf çatışmaları, kıtlık, kötü ekonomi ve savaş devrimi kaçınılmaz kıldı. 27 Ekim 1927’de Lenin önderliğinde Halk Komiserliği Konseyi -Rusça adıyla Sovnarkom(Soviet Narodnykh Kommissarov)- hükümet yetkilerini Rus halkı adına üstlendi. Daha sonra ise Lenin Brest-Litovsk Anlaşmasını imzalayarak Rusya’yı Birinci Dünya Savaşı’ndan çekti. Anlaşma sonrası bazı çevreler Lenin’i toprak kayıplarına razı gelip anlaşmayı imzaladığı için eleştirmiştir fakat Lenin’in bu noktada iki önemli fikirsel stratejisi vardı. Birincisi, Rus halkının kıtlıkla ve fakirlikle mücadelesine ağırlık verip iç refahı ve sosyalist ekonomik düzeni Rus topraklarına hakim kılmak istiyordu. Savaş esnasında ve kıt kaynaklarla bunu yapabilmesi imkânsız ve öngörüsüzlük olacaktı. İkincisi, Lenin devrimin ve komünist ideolojinin Almanya başta olmak üzere tüm Avrupa’ya yayılacağından emin olduğu için savaşla zaman kaybetmeyip iç sorunları düzeltmek istedi.

Sovyetler Birliği’nin her attığı adımlar o güne kadar alışılagelmiş reformlardan çok farklıydı. Bunun dışında çarlık rejimini sonlandırıp Halk Komiserleri Konseyi’ni kurmak devrimi yalnız başına ifade etmekte zayıf kalır. Devrim henüz tamamlanmamıştı ve hâlâ birçok zorluk ile mücadele edilmeliydi. Bolşeviklerin birçok iç siyasi düşmanı vardı. Bunlar Menşevikler, Demokratlar, Meşrutiyetçiler ve Sosyalistler gibi başta gelen gruplardı. Tüm karşı gruplar çarlık rejimini geri getirmeyi hedefleyen Tsarists(Çarlık rejimi savunucuları) ile ittifak kurdular ve Bolşeviklerin karşısında olan birliklerin genel adı White Army oldu. Bolşevikler ise Red Army (Kızıl Ordu) olarak isimlendirilmişti. 1922’te kadar süren iç savaş sonucunda Bolşevikler ülkenin tek söz sahibi konumuna gelmişti.

Devrim Aygıtları:

Komünist ideolojinin karşısında yer alan tüm sınıflar, gruplar ve kişiler tasfiye edilmeye, sürülmeye ve çalışma kamplarına(Gulags) götürülmeye başlanmıştı. Toprak reformu ile topraklar köylüye 1917 Ekim’de eşit bir şekilde dağıtılmıştı ve Trostsky’nin başında olduğu Kızıl Ordu’nun ihtiyaçlarının karşılanmasındaki en büyük pay bu toprakların köylüye işlemeleri için verilmiş olmasıydı. Fakat bu durum köylüyü çok rahatsız etmişti ve köylüler şehirlere akın etmeye başlamıştı. Sizce burada devreye kim giriyor? Tabi ki Çeka. Çeka üretimin devam etmesi yönünde birçok baskı uygulaması yaparak üretimin devamlılığını Kızıl Ordu’yu besleyebilecek seviyede tutmayı başardı.

Çeka(Cheka) Iron Felix’in (Felix Dzerezhinsky) kurduğu Rus gizli polis teşkilatıdır. İç savaşın kazanılmasında; komünist ideolojinin sosyal yaşam ve devlet rejimi anlamında yerleşmesindeki en önemli unsurdur. Çeka’nın en genel amacı devlet düşmanlarını yok etmekti. Hatta Kızıl Ordu Komutanlığı yapmış Trotsky’yi de -Stalin’in emriyle- devlet düşmanı olarak öldürmüşlerdir.

Rejimde olduğu kadar uluslararası anlamda da devrimin yansımaları olmuştur. Bolşevik Parti’nin ismi Komünist Parti (Communist Party of the Soviet Union) değiştirildi ve 1919’da Komünist Enternasyonel (Comintern) kuruldu.

Son olarak Birinci Dünya Savaşı’ndaki itilaf devletleri Rusya’da rejim değişikliği yönünde Beyaz Ordu’yu destekleme kararı almışlardı çünkü Almanya her zaman bir tehditti ve bu tehdide karşı doğ blokunda Rusya’nın çarlık rejime geri dönmesi İngiltere ve Fransa için çok kârlı bir adım olacaktı. İç savaşın çok taraflı ve çok denklemli olmasının en belirgin sebeplerinden biri budur. Diğer bir mesele de Polonya ile Rusların savaşıydı. Polonya’nın Bolşeviklere saldırması üzerinde başladı. Batı devletlerinin Polonya’yı Bolşeviklere karşı kullanma niyetleri vardı; Lenin’in ise Doğu Avrupa toprakları üzerinde emelleri vardı.

Polonya Etkisi:

Polonya hem Bolşeviklerin hem de Menşeviklerin gücünün zayıflamasını bekledi ve Beyaz Ordu Kızıl Ordu’ya yenildikten sonra Polonya harekete geçti. Savaş iki taraf için de zordu ve bariz bir kazanan olmadı. Kronstadt Ayaklanması ile denizciler Polonya Savaşı’ndaki yenilgiler sebebiyle ayaklandılar. Kaldı ki Kronstadt denizcileri devrimin en büyük muhafızları koumundadır. 15.000 denizci devrim ilan ettiler fakat Çeka, yanlış gidişata dur demek isteyen devrimin öz evlatları olan denizcileri katletti.

Burada görünen (Lenin önderliğindeki Bolşeviklerin askeri ve ekonomik anlamda yetersiz kalması; niyet ise Lenin önderliğindeki Bolşeviklerin yanlış stratejiler de kurmuş olsalar devrime ve ideolojiye sonsuz sadakat göstermeleridir. Burada niyet görünene baskın geldi ve yanlış stratejilere dur demek isteyenler öldüler. Yani 1917 ile 1921 arasında büyük belirsizlik vardı ve bu belirsizlik ancak farklı ve karşıt her grubun yok edilip söndürülmesiyle gerçekleşebilirdi. Bunu Bolşevikler başardı ki bununla da sınırla kalmayacaktı.

Devrim Sonrası Sovyetler Birliği:

Burada politikalardan bahsetmeden önce bu politikaların temelini oluşturan bir dönemsel radikal politikadan bahsedeceğim. War Communism(1918-1921)…Devrim süreci ve iç savaş kadar stresli olmayan fakat üretilebilecek en uç politikaların hayata geçirilmesine olanak sağlayan aynı zamanda Bolşeviklere iç savaşı kazandıran politikalar bütününe verilen isimdir. Amacı ve sonuçları itibariyle dönemsel ve sadece iç savaşı kazanmaya yöneliktir. Kulak(Rusya’daki toprak sahibi köylüler sınıfı) sınıfının yok edilip sosyalist toplumun inşa edilmesi, sanayinin ve dış ticaretin tamamen devlet tekeline sokulması amaçlanmıştır ve başarılmıştır. Bu sistem hem dönemsel ve belli bir amaca hizmet etmesi sebebiyle hem de iç savaşın yıkıcı etkileriyle savaşı kazandırmak dışında bir katkıda bulunamamış üstelik ekonomik durumun ve sosyal refahın gerilemesine sebep olmuştur. Öyle ki, köylüler ürettiklerinin kendi paylarına düşen kısımlar kendilerinin bile beslenmesine yetmeyince üretimi azaltmak istemişlerdir ve bir kısmı şehirlere göçe başlamıştır. Bu kısımlara az da olsa iç savaş kısmında değinmiştik. Yani War Communism’in ortaya çıkmasının sebebi iç savaştır.

Devrim Sonrası:

Devrim sonrası asıl politikalar iç savaş sonrasında faaliyet göstermeye başlamıştır. 1921 ile 1927 yıllar arasını kapsayan Yeni Ekonomi Politikası (NEP – New Economic Policy) ekonomik toparlanmaya ve bunun ekseninde birtakım hususlarda serbestleşmeye odaklanmıştır. En önemli 2 adım çiftçilere vergi indirimi ve serbest piyasanın belli bir ölçüde tekrar faaliyete başlamasıdır. Çiftçilere ürettiklerini serbest piyasada satabilme hakkı verilmiştir. Aynı zamanda yabancı ülkelerin firmaları Sovyetler Birliği içerisinde ticaret yapmaya başlamışlardır. Fakat sanayi, demiryolları, ulaşım ağları ve bankacılık gibi alanlarda devlet tam yetki ve otorite sahibiydi. Sovyetlerin üretimi 5 yılda 3 kat büyüme göstermiştir. Bu politika yıllarında küçük tüccarlardan oluşan bir sınıf doğmuştur ve bu tüccarlara Nepmen (Sovbury Sovietski Bourgeoisie) denmiştir. Çoğu komünist bu politikaları kapitalizme dönüş olarak eleştirmiştir ve sadece sanayi ve tarım alanında kalkınma olduğunu ifade etmişlerdir.

Korenizatsiya: Toplumda geri kalmış insanların kültürel seviyelerini yükseltmeyi ve Sovyet milliyetçiliğini kurmayı hedefleyen politikadır.
Gosizdat: Baskı işlerinin devletleştirilmesidir. Politbüro Gozisdata yayımların sıkı takipten geçmesini talimat etmiştir. Kültür ve edebiyat alanında büyük oranda devlet sansürü uygulanmıştır.
Glavlit: Devlet sırlarını korumaya yönelik uygulanan harekettir.
Komsomol: Güncel anlamda Komünist Parti’nin gençlik kollarına verilen isimdir.
Narkompros: İyi bir eğitim sistemi oturtmak ve cahillikle mücadele etmek için kurulan komiserliktir.


Sonuç:

Sosyalist bir toplum oluşturulabilmesi için devrime ve liderliğe sadakat ve her türlü milliyetçiliği reddetmek gerekliydi. Lenin için Rus milliyetçiliği komünizmin önündeki en büyük tehditti. Ekonomik anlamda da bir sonraki yazılarımda bahsedeceğim kalkınma planları ile Sovyetler Birliği ile daha çok bilgi sahibi olmuş olacağız. Politik rekabetlere ve saman altından yürütülen çekişmelere yakından bakacağız.

Önemli  Not: Şimdilik ismini açıklamak istemediğim Sovyetler Birliği Tarihi Dersi Hocama bana öğrettikleri ve değerli yaklaşımı için çok teşekkür ediyorum. Bu yazımı kendisine ithaf ediyorum.

Tarih Parkı

Tarih Parkı

Tarihte barınmış her şey..

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir Cevap Yazın